Almanya’nın Osnabrück Üniversitesi’yle işbirliğinde camilerde istihdam edilmek üzere din görevlisi yetiştirme projesine, dini cemaatlerden tepki geldi. İslam Toplumu Milli Görüş (IGMG) Genel Sekreterliği’nden yapılan açıklamada, “Siyasetin inisiyatifiyle oluşturulan bir imam eğitimi projesiyle karşı karşıya kaldık” denildi.
PROJEYE tepki gösteren Almanya İslam Konseyi (IR) Genel Sekreteri ve İslam Toplumu Milli Görüş (IGMG) Genel Sekreter Yardımcısı Murat Gümüş, Almanya’nın gündeminde olan bu konu hakkında Köln’de konuştu. Murat Gümüş, Aşağı Saksonya Eyalet Bilim Bakanlığı’nın, Federal İç İşleri Bakanlığı ve Osnabrück Üniversitesi’nin İmam Yetiştirme Projesi başlatacağını duyurduğunu hatırlatarak, siyaset, imam eğitimine doğrudan müdahale ediyor. Bu son derece kaygı verici dedi. Gümüş, Almanya’da uzun yıllardır hizmet veren Diyanet ve Milli Görüş gibi büyük cemaatler olduğunu, bu kurumların kendi imamlarını zaten Almanya’da yetiştirdiklerini ifade etti.

‘BELİRLEYECİ OLAN DİNİ CEMAATLERİN KENDİSİDİR’

Gümüş, “Alman anayasasına baktığımızda, din ve devlet işleri ayrılmıştır. Siyasi otorite cemaatlerin alanına müdahale edemez. Öğretilerini etkileyemez veya belirleyemez. Ama bu şu anlama gelmez. Siyasi otorite ve devlet otoritesi kendi aralarında müzakerelerde bulunamaz diye bir durum yoktur. 2019 yılının başlarında biz, Almanya İslam Konseyi olarak bir açıklama yayınladık. Dedik ki, İslam eğitimi dini cemaatlerin kendi alanıdır. Buraya siyaset kesinlikle müdahale edemez. Fakat şunu da söyledik. Dedik ki, yer yer bazı kurumlarda bizim ihtiyaç hissettiğimiz konularda, elbette devletin kurumlarıyla olsun üniversitelerle olsun ortak çalışma yapılabilir. Bunu olumlu da bulabileceğimizi ifade ettik. Fakat burada belirleyici olan, dini cemaatin kendisidir dedik. Geldiğimiz noktada ise bu teklif tamamen reddedilmiş, bunun yerine, siyasi otorite siyasetçiler, ilgili bakanlık ve Osnabrück Üniversitesi, bu ilkeleri hiçe sayarak; kendi yapılarını oluşturmaya yönelik bir adım atmayı tercih etmişler” açıklamalarında bulundu.

‘İHLAL EDİLMESİNE KARŞIYIZ’

Murat Gümüş, “Bir tarafta dini cemaatler var. Dini cemaatler uzun zamandır kendi imamlarını zaten eğitiyor. Diğer tarafta siyasi otorite, bunlarla çalışmaktansa, kendi yapısını oluşturmaya yönelik bir yere doğru gidiyor. Siyasetin doğrudan veya dolaylı olarak müdahale edebileceği, nüfuz edebileceği bir ortam mı oluşuyor? diye insan tabi düşünmüyor değil. Peki, biz bunu neden sorun olarak görüyoruz? Birincisi, biz ilk etapta ilkesel olarak toplumun her katmanıyla, her toplumsal aktörle, hatta siyasi aktörlerle birçok konuyu görüşebilir müzakere edebiliriz. Buna açığız, fakat mesele dini cemaatin hak alanlarına geldiği zaman, buradaki anayasal zemin bellidir ve bunun ihlal edilmesine karşıyız biz” diye konuştu.

‘İSLAMİ CEMAATLERİN ÇOĞUNLUĞUNUN DESTEĞİ ALINMALI’

Öte yandan, Uluslararası Akademisyenler Birliği (ILM) Başkan Yardımcısı Dr. Hakan Aydın, Almanya’nın büyük dini cemaatlerden ayrı imam yetiştirmeye yönelik çalıştığı projeye ilişkin, “Bu kadar önemli bir konuyla alakalı yürütülecek olan çalışmanın, İslami cemaatlerin göz ardı edilerek ve devletin eliyle sadece bir iki tane İslami cemaati küçük çapta temsil eden yapıları işin içerisine çekerek yapılacak olan bir imam eğitim merkezi, Müslüman toplumun devlete karşı olan güvenini sarsacaktır. Bu yapılan çalışma, bu bağlamda karşılığını bulamayacaktır. Bundan dolayı sadece dini cemaatlerin yetkisinde olan bir alanla ilgili olarak umarız ki, İslam konferansı bağlamında yürütülen oraya katılan İslami cemaatlerin büyük çoğunluğunun desteği alınarak, onların da dahil olduğu yeni bir proje üzerinde çalışmalar yapılır” dedi.