T.C. Bregenz Başkonsolosluğu  tarafından geleneksel hale getirilen 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı kutlamaları bu yılda yine Wolfurt Cubus salonunda gerçekleştirildi.

Her yıl olduğu gibi bu yıl da yine muhteşem organize edilen gecede geçtiğimiz yıllara oranla çok büyük bir katılım olduğu gözlemlendi.

Resepsiyona katılan konukları T.C. Bregenz Başkonsolosu Cemal Erbay ve değerli eşleri kapıda karşılarken, bu özel gecenin açılışı T.C. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın Cumhuriyet bayramı mesajının okunması ile başladı.

Mesaj Türkçe ve Almanca olmak üzere iki dilde okunurken, yaklaşık 300 konuğun katılımı ile gerçekleşen gecede konuklara hitaben bir konuşma yapan sayın Başkonsolos Cemal Erbay, bu konuşmasını da salonda bulunan yabancı konuklar nedeni ile yine İngilizce ve Türkçe olmak üzere iki farklı dilde yaptı.

Geceye Türkiye Cumhuriyeti Bregenz Başkonsolosu Cemal Erbay'ın özel daveti üzerine iştirak eden dünyaca ünlü piyanist Gülsin Onay konuklara vermiş oldukları müzik ziyafeti sonrası uzun süre ayakta alkışlandı.

Verilen müzik ziyafetinin ardından konuklara zengin bir menü eşliğinde ikramda bulunulurken, gece konukların sohbetleri ve istişareleri ile ilerleyen saatlere kadar devam etti. 

Türkiye Cumhuriyeti Bregenz Başkonsolosu Cemal Erbay'ın 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı Resepsiyonu'nda yapmış olduğu konuşmasının tam metni:

Değerli Misafirlerimiz,

Türkiye Cumhuriyetinin kuruluşunun 94. Yıldönümü onuruna düzenlediğimiz konser ve kabul törenine hoş geldiniz. Bizim için tarihi ve sembolik anlamı olan bir günde siz değerli konuklarımızı aramızda görmekten büyük bir kıvanç ve mutluluk duyuyoruz. Ülkemizin ölüm fermanının yazıldığı, emperyalist devletlerin Anadolu’yu paylaşım planlarının kâğıda döküldüğü Sevr Antlaşması'nın yırtılarak 24 Temmuz 1923’te Lozan Barış Antlaşması'nın imzalanmasıyla Türkiye’nin bugünkü sınırları çizildi, egemenliği ve bağımsızlığı tescil edildi. Lozan Antlaşması’nın imzalanmasından 3 ay sonra, 29 Ekim 1923’de Cumhuriyet ilan edildi. Aklı, bilimi, rasyonel düşünceyi rehber edinen; kadın-erkek eşitliğine dayalı, laik ve çağdaş bir hukuk devleti kuruldu. Bu devletin temellerini atan, özgürlük ve bağımsızlık meşalemizi ateşleyerek mazlum uluslara örnek olan ve daha sonra devrimleri ve çağdaş atılımlarıyla Türkiye’yi uygar uluslar camiasının saygın bir üyesi yapan ilk Cumhurbaşkanımız Mustafa Kemal ATATÜRK’ün aziz hatırası önünde saygıyla eğiliyorum. O’nun ilke ve devrimlerine yürekten bağlıyız. Anısına ve manevi mirasına saldırıların fütursuzca devam ettiği günümüzde ulusal kahramanımızı, yüce önderimizi her zamankinden daha fazla, rahmetle, minnetle, şükranla ve özlemle yâd ediyoruz.
Ruhu şad olsun.

Değerli Vatandaşlarımız, Kıymetli Konuklar,

Vorarlberg’de 2013 yılı Kasım ayında göreve başladım. O günden bu yana koskoca 4 yıl geçti. Dile kolay… İlk önce titiz bir hazırlık evresinin ardından, hummalı bir tempoyla, konsolosluğumuzu yeni ve çok daha temsil niteliğini haiz, ferah, ergonomik, otopark alanı geniş, ulaşım imkânları kolay ve güvenlik standartları yüksek bir binaya taşıdık. Ardından, dört yılda dört kez seçim sandığı kurduk. 2015’de asılsız Ermeni soykırım iddiaları ve mülteci kriziyle, 2016’da ise 15 Temmuz menfur darbe girişimi ve artçı şoklarıyla uğraştık. Personel hareketlerini ise hiç saymıyorum… Acısıyla, tatlısıyla ve yoğun temposuyla dört yılı nihayet geride bıraktık. Artık, Türkiye’ye dönme vaktimiz geldi. Ama, inanın, eşim ve ben, bu dört yılda sayısız dostlar edindik. 365 günün her anını dağarcığımızda ve fotoğraf albümümüzde bize huzur, mutluluk ve kıvanç veren sayfalarla doldurduk. Vorarlberg’i, cennet doğasını, Avusturyalı ve Türk dostlarımızla paylaştığımız o güzel hatıraları asla unutmayacağız. Ve umarım, ilerde kısmet olur, yolumuz tekrar buralara düşerse, eşim ve ben tatlı bir nostalji yaşayacağız.

İzninizle, bu vesileyle, Vorarlberg’deki görev sürem boyunca bizlere çok kıymetli desteğini ve katkılarını esirgemeyen yerli, yabancı tüm dostlarımıza, değerli mesai arkadaşlarıma ve Vorarlberg eyalet makamlarına en içten teşekkürlerimi ve şükranlarımı sunuyorum.

Kıymetli Misafirler,

Şimdi izninizle bu akşamki konserde sahne alacak, ünü 5 kıtada 56 ülkeye yayılmış değerli sanatçımız, medar-ı iftiharımız Sayın Gülsin Onay’ı takdim etmek istiyorum. İlk konserini 6 yaşında vermiş, Üstün Yetenekli Çocuklar Yasası kapsamında, ünlü bestecimiz Ahmet Adnan Saygun tarafından özel eğitim görmüş, dünya çapında tanınan bir piyanistimiz. Alçakgönüllü, şakacı, yaşama sevinciyle dolu bir insan… 1954 İstanbul doğumlu. Alman bir baba ile Türk bir annenin kızı. Anne piyanist, baba ise kemancı. Babası, Almanya’da konservatuar eğitimi sırasında tanıştığı eşiyle evlenebilmek için müzik kariyerini bırakıyor ve Türk tabiiyetine geçiyor. Gülsin Hanım’ın ilk piyano öğretmeni annesi. İlk konserini 6 yaşında TRT İstanbul Radyosu’nda veriyor. İki yıl süreyle Ankara‘da Mithat Fenmen ve Ahmet Adnan Saygun tarafından özel eğitim alıyor. 12 yaşında Ulvi Cemal Erkin vasıtasıyla harika çocuklardan biri olarak, yasayla Paris Konservatuarı’na gönderiliyor. Ailece Paris’e yerleşiyorlar. 16 yaşında Paris konservatuarını piyano ve oda müziği dallarında birincilikle bitiriyor. Gerek konser programlarından gerek stüdyo kayıtlarından eksik etmediği, hocası Ahmet Adnan Saygun’un eserlerini önemli orkestralar eşliğinde sayısız ülkede seslendiriyor. Bugüne kadar dünyanın belli başlı tüm müzik merkezlerinde dinleyicilerle buluşan değerli piyanistimiz; Dresden Staatskapelle, İngiliz Kraliyet Filarmoni, İngiliz Oda Orkestrası, Japon Filarmoni, Münih Radyo Senfoni, Saint Petersburg Filarmoni, Tokyo Senfoni, Varşova Filarmoni, Viyana Senfoni gibi önemli orkestralarla konserler vermiştir. Sanatçımız; Berlin, Varşova Sonbaharı, Granada, Würzburg Mozart Festivali, Newport, Schleswig-Holstein, İstanbul gibi dünyanın önemli müzik festivallerinin de eleştirmenlerce beğenilen, aranan bir ismidir. Gülsin Onay ayrıca, uluslararası alanda istisnai bir Chopin yorumcusu olarak kabul edilmektedir. Polonya Hükümeti Gülsin Onay’ı Chopin yorumları nedeniyle Polonya Devlet Nişanı ile ödüllendirmiştir. Yurtiçinde ve yurtdışında pek çok yardım konseri de veren ve sayısız ödülleri bulunan Gülsin Onay, 2003 yılında UNICEF Türkiye Milli Komisyonu tarafından “İyi Niyet Elçisi” seçilmiştir.

ve son olarak sponsorlarımıza yürekten bir teşekkür!

Kuşkusuz, bu akşamki etkinlik THY ve Denizbank’ın cömert desteği ve katkıları olmasa gerçekleşemezdi. Bu vesileyle, müzisyenlerimize sponsor desteği sunan THY’nın değerli Friedrichshafen Müdürü Sn. İbrahim Günaydın’a ve Denizbank Bregenz Şube Müdürü Sn. İrfan Başaran’a huzurlarınızda teşekkürü bir borç bilirim.

Değerli Vatandaşlarım, Kıymetli Konuklar,

Cumhuriyet Bayramınızı tekrar en içten duygularla kutluyor, hepinizi sevgiyle ve saygıyla selamlıyorum.

Cemal Erbay
T.C. Bregenz Başkonsolosu

 

 

 

 

Copyright ©  www.havadis.at. Tüm Hakları Saklıdır. Havadis.at yayımladığı haber, fotoğraf ve görüntü ile internet ve wap için oluşturduğu her türlü bilgi, havadis.at yönetiminin izini olmadan hiçbir şekilde kullanılamaz.